5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 117/ II.maddesi eski Türk Ceza
Kanununda yer almayan suç tipini yaratmıştır. Buna göre �Çaresizliğini,
kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz
olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle
çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma
ve konaklama koşullarına tâbi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya
yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.�Yasal düzenlemede Sosyal
Güvenlik (Sigortalar) Kurumuna bildirilmeden işçi çalıştırılması diğer bir
ifadeyle sigortasız işçi çalıştırılması ibaresi yer almamaktadır. Burada önemli
olan kanun metni yorumudur. İşçiyi sosyal sigorta hükümlerine tabi olmadan
çalıştırmak veya diğer bir ifadeyle kayıt dışı çalıştırmak bu kanun hükmü
kapsamında mütalaa edilebilir mi?
Türk Ceza Kanunu 117/II.madde
gerekçesi �Maddenin ikinci fıkrasında belirtilen durumlar içinde bulunan
kimseleri rızaları ile de olsa, sömürerek insan onuruna aykırı biçimde ve
koşullar altında çalıştırmak suç hâline getirilmiş ve böylece Devletin Anayasada
belirtilen sosyal devlet olmak niteliğini koruyan ve vurgulayan değerlerden çok
önemli birisi ceza himayesi altına alınmıştır. İş ve çalışma hürriyetinin
kullanılışında kişilerin insan onuruna uygun koşullar içinde çalıştırılmaları
esastır. Demokratik toplum kişilerin çaresizliğinin sömürülmesine dayalı bir
serbest piyasa sisteminin uygulanmasıyla, elbette ki, bağdaşamaz. Bu nedenle
maddenin ikinci fıkrası kaleme alınmıştır. İkinci fıkrada yer alan suç,
kişilerin çalışmalarının sömürülmesini engellemek amacını taşımaktadır.
Kimsesiz, çaresiz veya belirli kişilere çeşitli nedenlerle bağımlı kişi, onun bu
hâlinden yararlananlar sömürücü kişiler tarafından insanlık dışı durumları
kabule veya bazı koşullara katlanmaya sevk edilebilmektedir. Bu gibi fiilleri
önlemek amacı ile maddenin üçüncü fıkrasında, kişileri ikinci fıkrada belirtilen
duruma düşürmek üzere tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakil
fiilleri de suç sayılmıştır. Kişileri, ikinci fıkrada belirlenen hâle düşürmemek
için söz konusu hazırlık hareketlerini cezalandırmak yerindedir �
(1)
şeklinde düzenlenmiştir.
Yasal düzenlemede maddi unsur
ücret ödenmemesi ve insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma koşullarıdır. 506
sayılı Kanuna göre Sosyal Güvenlik (Sigortalar) Kurumuna bildirilmeden
sigortasız işçi çalıştırılması usulsüzlük olup,
5326 sayılı Kabahatler Kanunu
kapsamındadır. Kabahat niteliğindeki sigortasız çalıştırma eyleminin suç
niteliğinde yorumlanması Ceza Kanunu�nun zorlanması olarak da yorumlanabilir.
Yasal düzenlemenin özellikle
göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretini içerdiği de öngörülebilir ancak 5237
sayılı Kanunu�nun, 79.maddesi �Göçmen Kaçakçılığı�, 80.maddesi �İnsan Ticareti�
başlığı ile ayrıca düzenlenmiştir.
Yasal düzenlemede Sosyal Güvenlik
(Sigortalar) Kurumuna bildirilmeden işçi çalıştırılması diğer bir ifadeyle
sigortasız işçi çalıştırılması ibaresi yer almadığından suçun kanunilik ilkesi
ile de örtüşmediği düşünülebilir.
İnsan Hakları Evrensel
Beyannamesine göre; "Her şahsın gerek kendisi, gerek ailesi için, sağlığını
ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık,
sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum
bırakacak diğer hallerde, Sosyal Güvenlik Hakkı vardır." Sosyal Güvenlik
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile Devletin vatandaşlarına tanımakla yükümlü
bulunduğu insanlık hakkı olarak kabul ve ilan edilmiştir.
Ülkemizde ise sosyal güvenlik
hakkı Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Anayasanın 60.maddesi �Sosyal
Güvenlik Hakkı� başlığı adı altında düzenlenmiştir. 60.maddeye göre �Herkes,
sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli
tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.�
Türk Ceza Kanunu 117/II.madde
gerekçesinde yer alan �Devletin Anayasada belirtilen sosyal devlet olmak
niteliğini koruyan ve vurgulayan değerlerden çok önemli birisi ceza himayesi
altına alınmıştır. İş ve çalışma hürriyetinin kullanılışında kişilerin insan
onuruna uygun koşullar içinde çalıştırılmaları esastır� hükmü dikkat
çekicidir.
Sonuç:
Türk Ceza Kanunu ile getirilen bu
düzenlemenin sigortasız işçi istihdamı (kayıt dışı istihdam) ile mücadele de
etkin bir devlet tedbiri olarak da yorumlanabileceğini düşünüyorum.
İşçiyi sosyal sigorta hükümlerine
tabi olmadan çalıştırmak veya diğer bir ifadeyle kayıt dışı çalıştırmak bu
kanun hükmü kapsamında mütalaa edilebilir mi? Edilebileceği kanaatindeyim.
Çünkü sigortasız (kayıt dışı) işçi çalıştırmanın insan onuru ile bağdaştığı
iddia edilemez.
---------------------------
(1) www.yayin.adalet.gov.tr/tck/tck_madde_gerekçeli.htm
Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR
Tarih: 2007-09-24