• ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA AKDİ ( Tenkis Davasında ) ZAMANAŞIMI
ÖZET : Zamanaşımı ilk itirazlardan olmadığı için cevap dilekçesinde yazılması zorunluğu yoktur. Ancak, cevap dilekçesinde dayanılmayan zamanaşımı, daha sonra ileri sürülürse davalı taraf savunmanın genişletilmesine karşı koyabilir. Bu takdirde zamanaşımı def'i incelenemez.
Mirasçı temlikî tasarrufu miras bırakanın sağlığında biliyorsa zamanaşımı ölüm gününde başlar.
Dava, zamanaşımı nedeniyle reddedilince uyuşmazlığın esası hakkında hüküm verilemez.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığı olan ( ivazlı ) sözleşmelerdendir.
DAVA : H.Çetin ile R. Çetin arasındaki tenkis davasının yapılan muhakemesi sonunda, davanın reddine dair verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 1 - Zamanaşımı iptidaî ( ilk ) itirazlardan olmadığı için cevap layihasında yazılması zorunluğu yoktur. Ancak, cevap dilekçesinde dayanılmayan zamanaşımı, daha sonra ileri sürülürse davalı taraf savunmanın genişletilmesine karşı koyabilir. ( HUMK202 ) Bu takdirde zamanaşımı def'i incelenemez.
Kanunî cevap süresinde zamanaşımından söz edilmemiş olmakla beraber yargılamanın devamı sırasında davalı taraf def'ide bulunmuş, fakat davacı savunmanın genişletilmesine karşı koymamıştır. O halde zamanaşımı yönünden inceleme yapılmasına engel yoktur.
Mirasçı temliki tasarrufu miras bırakanın sağlığında biliyorsa zamanaşımı ölüm gününde başlar. ( M.K.513 ) Davaya konu yerin davalı tarafa temlik edildiğini, miras bırakanın sağlığında davacının bildiğinde uyuşmazlık yoktur. Öyle ise ölüm gününden başlayarak bir yıl içinde tenkis davası açabilir. Ölüm günü ile dava günü arasında bir yıldan çok az zaman geçmiştir. Şu durumda dava süresinde açılmış iken, temlik tarihi başlangıç sayılarak zamanaşımı sebebiyle davanın reddedilmesi bozmayı gerektirir.
2 - Dava zamanaşımı sebebiyle reddedilince uyuşmazlığın esası hakkında hüküm verilemez. Bu kurala uyulmamış olması da Usul ve Kanun’a aykırıdır.
3 - Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlı ( Karşılığı olan sözleşmelerdendir. İvaz ( Karşı edim ) bakıp gözetmedir.
Bir kimsenin babasına, anasına, çocuk ve kardeşine veya başka yakın akrabasına bakıp gözetmesi ahlakî bir ödev olduğu kadar, şartları varsa kanunî görevidir. Ancak, bu görevin sınırı aşıldığı, bakım onlar için bir külfet ve sıkıntı haline geldiği zaman bu hizmete karşılık bir şey istenebilir. Bu takdirde sözleşme ivazlı olur. Örnek verirsek: Özel bakımı gerektiren kişiye bakılması amacı ile yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesi geçerli olup bağış niteliğinde sayılamaz. Aksi halde böyle bir sözleşme karşılıksız olup, tenkisi gerekir.
Öte yandan bir kimse mal varlığının tümünü veya ona yakın kısmını ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile başkasına verirse bu davranış, saklı payı giderme kastının objektif delili olur.
Olayda miras bırakanın özel bakıma ihtiyacı olmadığı ve mal varlığının tümünü davalıya verdiği gözetildiği takdirde ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesinin saklı payı zedeleme amacına yönelik olduğunun kabulü gerekir. Buna rağmen kasıt bulunmadığından söz edilerek davanın reddedilmesi yanlıştır. Yapılacak iş, tenkis hükümleri çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılıp hüküm verilmesinden ibarettir. Bu yön gözetilmeden davanın reddedilmesi usul va kanuna aykırıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple ( BOZULMASINA ) oybirliğiyle karar verildi. _________________ Teşekkürlerinizi sol menüdeki "Ziyaretçi Defteri" sayfamıza ekleyebilirsiniz.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız